Yağmur Suyu Kanalları

ŞEHİR İÇİ AÇIK VEYA IZGARALI YAĞMUR SUYU KANALLARI VE YÜZEYSEL YAĞMUR SUYU KANALETLERİ

YAĞMUR SULARININ TOPLANMASI İÇİN AÇIK VEYA IZGARALI YAĞMUR SUYU KANALLARI VE YÜZEYSEL YAĞMUR SUYU KANALETLERİ

İzmir düşen yağışların zaman içindeki dağılımı kısa sürelerde çok yoğun yağışların olduğunu göstermektedir. İzmir yağışlarının bu meteorolojik özelliğinin sonucunda ani ve büyük debili taşkınlar ortaya çıkmaktadır. Kentin İzmir körfezi çevresinde yer alan yerleşim birimlerinin önemli bir bölümü denizden çok az yükseklikte düz araziler üzerinde kuruludur. Bu yerleşimlerin arkasında hızla yükselen ve birçok kesimde dik eğimlere sahip yamaç araziler bulunmaktadır. Kent yerleşiminin bu topoğrafik yapısı yağışların meteorolojik özelliğiyle de birleşince kent içi derelerde ani ve büyük debili taşkınlar ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak yağmur suyu, kısa sürede denizden çok az yüksekte olan sahil kesiminde toplanmaktadır.


Denize boşalan yağmursuyu kanalları, boru çaplarının büyük olması ve üzerindeki toprak ve asfalt kalınlığı nedeniyle çıkış ağızları deniz içine batık durumda çalışmaktadır. Yağmur suyunu taşıyan geniş kanalların çıkış ağızları denizin içinde olduğundan, hızı azalan ve sahil kesiminde toplanan suyun boşalması zorlaşmakta, hele yağmurla beraber esen lodos rüzgarı deniz seviyesini 30 ila 60 santimetre daha yükselttiğinden, deniz kanallardan içeriye doğru girerek yağmur suyunun denize ulaşmasını büsbütün engellemekte, yollar su ile dolmaktadır. Yine birçok yerde, yollardaki orta kaldırımlar ve benzeri engeller cadde ve sokaklardan akan yağmur suyunun denize veya derelere ulaşmasını engellemekte, sular saatlerce yolları işgal etmekte, su baskınlarına, sellere neden olmaktadır.

İzmir'de yağmur suyu taşkın sorunu, üç ana başlık altında toplanabilir:
1. Kapatılan dere ve göl yataklarının bulunduğu yerlerdeki su baskınları.
2. Alansal çökmeler sebebiyle zemin yükseltisinin deniz seviyesine veya deniz seviyesi altına düşmesi sonucu yağmur suyu ve deniz suyu baskınları.
3. Yağmur suyu kanallarının ağızlarının denizin içerisine batık olması nedeniyle suların denize boşalamaması sonucu ortaya çıkan su baskınları.

İzmir’de Yağmur Suyu Taşkın Sorununun Çözümü İçin Yapılan Tesisler

Bu sorunun çözümü amacıyla yağmur sularının kent içindeki yüzeysel drenajını en kısa ve etkin yoldan sağlayacak birer tesis olan, şehir içi açık kanallar ve su olukları ihtiyaç duyulan yerlerde yapılmıştır. Bu proje ile yağmur suları, cadde ve sokakların bir veya iki yanında yapılan açık veya ızgaralı yağmur suyu kanalları veya yüzeysel yağmur suyu kanaletleri ile en kısa yoldan denize ve derelere taşınmaktadır.

1- Kapatılan Dere Yatakları Yerine Açılan Şehir İçi Açık veya Izgaralı Yağmur Suyu Kanalları Ve Yüzeysel yağmur Suyu Kanaletleri


Girne caddesinde yapılan yağmur suyu drenaj kanalı

Yağmur suyunun doğal toplanma ve denize akışını sağlayan birer iletim hattı olan dere yataklarının çeşitli gerekçelerle geçmişte kapatılması bu kesimlerde görülen taşkınların en önemli nedenidir.

Bugün için kentsel alan içinde kalmış olan ancak geçmişte milyonlarca yıl boyunca taşkın sularını denize akıtmış eski dere yatakları bir bir belirlenmiştir. Daha sonra mevcut cadde ve sokaklardan yararlanarak mümkün olduğunca açık ya da ızgaralı kanallarla dereler doğaya uyumlu, yani yeniden yağmur sularını denize ileten bir açık kanal olarak çalışır duruma getirilmişlerdir. Yapılan açık kanallar, sokak ve caddeleri doğal birer açık kanal gibi kullanarak, yağmur suyunu yönlendirmekte, hızlandırmakta; yollardaki ters eğimler ve çanaklaşmalardan dolayı biriken suları toplamakta, denize veya dereye ulaşımını sağlamakta, ulaşım süresini azaltmaktadır.


Halil Rıfat Paşa’ da şehir içi açık yağmur suyu kanalı

Buca Şirinyer’ de, Konak İnönü caddesinde, Karşıyaka Girne caddesinde ve daha pek çok cadde ve sokakta eski dere yatakları yeniden oluşturularak üstü ızgaralı açık kanallarla yağmur suları taşkına neden olmadan güvenli bir biçimde denize veya en yakın büyük kapasiteli dere yatağına akıtılmıştır.

Yağmur suyu projesi kapsamında Alsancak, Karşıyaka ve Güzelyalı gibi denizden olan yüksekliği az ve düz araziye sahip semtlerde yıllardır süregelen yağmur suyu taşkın sorunları yapılan şehir içi açık yağmur suyu kanalları ve yüzeysel yağmur suyu kanaletleri yardımıyla çözülmüştür.

Birinci Kordon'da özel bir proje uygulanmıştır. Cadde üzerindeki ızgaralardan alınan yağmur suyu dolgu üzerine delikli drenaj borularıyla, deniz seviyesinden daha yüksekten, bırakılmaktadır. Böylece yağmur suyu kanallarının deniz suyu ile dolmadan rahatça çalışması sağlanmakta, lodos rüzgârı şiddetlense bile, cadde üzerindeki yağmur suyu rahatça denize akmaktadır. Çünkü denizle yağmur suyu borusunun çıkış ucu arasında su akışını sağlayan yeterli yükseklik farkı her zaman kalmaktadır.


Bornova Osmangazi’ de şehir içi ızgaralı yağmur suyu kanalı


Şehir içi yüzeysel yağmur suyu kanaletleri

2- Yağmur Suyu Drenaj pompa İstasyonu

Alüvyon zemin üzerine kurulan bazı bölgelerde zamanla oturmalar olmakta ve zemin çökmektedir. Bu çökmelerin sonucu mevcut yağmur suyu drenaj sistemleri çalışmamakta buna bağlı olarak da su baskınları olmaktadır.

Karşıyaka Bostanlı ve Mavişehir bölgelerinde zemin oturmaları nedeniyle zemin kotları neredeyse deniz seviyesine yaklaşmıştır. Bu bölgede lodos ve keşişleme yönünden esen rüzgarlar denizi 30-60 santimetre civarında yükseltmektedir. Bu sırada gel-git nedeniyle deniz yükselmesi de varsa bölgedeki yağmur suyu drenaj sistemi çalışamamaktadır. Bu nedenle bölgede yağmurlu havalarda yağmur suyu drenajını yapacak bir pompa istasyonu kurulmuştur.

3- Batık çalışan Yağmursuyu Drenaj Kanallarının Yeniden Yapılması

Şehrin denize yakın olan düz kesimlerinde yağmur suları, en yakın noktadan denize verilmiştir. Geçmişte zaman içinde kıyı şeridinde yapılan deniz dolguları nedeniyle kanalizasyon hatları belli eğimde uzatılarak yeni kıyı şeridinden deşarj edilmiştir. Bu nedenle hatlar yükselti kaybederek denizin içine girmişler ve batık çalışmak durumunda kalmışlardır.

Şiddetli yağmurlarda suyun denize akışı, batık çalışma nedeniyle dirençle karşılaşmakta, deniz yükseldiğinde ise büsbütün zorlaşmakta, sular yollarda birikmekte ve su baskınlarına sebep olmaktaydı.

Yeni yağmur suyu projesi kapsamında başta Konak ve Kemeraltı bölgesinde olmak üzere denize boşalan çok sayıda yağmur suyu drenaj kanalı denizin üstünden denize akacak şekilde yeniden inşa edilmiştir. Böylece batık çalışan yağmur suyu drenaj kanallarından dolayı görülen su baskınlarının önüne geçilmiştir.