Tarihi Pompa İstasyonu İle Şadırvan Restore Edilecek

10.02.2017

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, 30. kuruluş yıldönümü etkinliklerinin ilkinde, Ege’deki tarihi su yapılarını masaya yatırdı. Bu alandaki çalışmalarıyla bilinen Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden emekli olan Prof. Dr. Ünal Öziş’in Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeki (AASSM) konferansından önce söz alan İZSU Genel Müdürü Fügen Selvitopu, İZSU ailesi olarak kurumun 30. kuruluş yıldönümünü kutlamaktan büyük mutluluk duyduklarını ve düzenleyecekleri etkinliklerle bu gururu İzmirlilerle paylaşmak istediklerini belirtti.



Medeniyetlerin doğuşunda suyun önemli bir yeri olduğunu söyleyen Selvitopu, “İzmir’in en önemli su kaynaklarından biri olan Halkapınar gölü tarihte Diana Hamamları olarak geçiyordu. Bu alanda tarihi bir pompa istasyonumuz ve şadırvanımız var. Halkapınar’da hayata geçireceğimiz İZSU Genel Müdürlük binası ile birlikte bu iki tarihi yapıyı da restore etmek istiyoruz. Bugün yaşayan toplumlar olarak geçmişimizi bilmek,  bugünkü bilgilerimizi geleceğe aktarmak en önemli görevlerimizden biri” şeklinde konuştu.



Gediz yatağının yönü neden değiştirildi?
Türkiye’nin tarihi su yapıları açısından evrensel önem taşıdığını ve bu alanda dünyanın en önde gelen açıkhava müzelerinden biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ünal Öziş, 100 kilometre uzunluğundaki Foça su yolunun, Istranca Dağları’ndan İstanbul’a su iletmiş olan 242 kilometre uzunluğundaki su yolundan sonra, Roma döneminin en uzun su yollarından biri olduğunu vurguladı. Öziş, şu bilgileri aktardı:

“İzmir’de de Şirinyer’de, Roma Dönemi’nden kalan su kemeri bulunuyor. Osmanlı döneminde bu su kemerinin işlevini yitirmesi üzerine ikincisi inşa edilmiş. Meles Çayı üstünde, Kemer yakınındaki su kemeri ise Osmanlı dönemi Vezirağa su yolunun başlıca unsuru. 19.uncu yüzyılda İzmir Körfezi ağzının gelen tortularla tamamen dolup göl halini almaması için Gediz yatağının yönü körfez dışına çevrildi.”